Ana Sayfa · Forum · Linkler · Resim Galerisi
Ana Menu
Ana Sayfa
Makaleler
Forum
İrtibat
Linkler
Arama
Ziyaretçi Defteri

ÜYELİK HİZMETLERİ

ÜYE KAYIT
ŞİFREMİ UNUTTUM

Sitenize Ekleyin
Resim Galerisi
Telefonlar
Konuk Yazarlar

ARŞİVLERİMİZ
2003 YILI
2004 YILI
2005-2006 YILI
Ulusal Haberler
Misafir
Kullanıcı Adı

Şifre

Beni Hatırla



Kayıp Şifre ?
Site Durumu
Kayıtlı Üyeler : 12997
Misafirler : 35
En Yeni Üyemiz : sanane757000

Kayıtlı Üye :
Fakir 2 Gün Gelmedi
abdullahank 154 Gün Gelmedi
Orhan-Bahcivan 243 Gün Gelmedi
CEVAT COSKUN 248 Gün Gelmedi
atlantis 269 Gün Gelmedi
baris dursun 269 Gün Gelmedi
yilmaz akinci 278 Gün Gelmedi
adacala 279 Gün Gelmedi
admin 281 Gün Gelmedi
yilmaz_akinci 281 Gün Gelmedi
Forum Başlıklari
En Yeni Başlık
Ardahan Köyleri ve İ...
hoçvanın genel iradesi
Sitemizi Dostlarınız...
Bize ulaşın..
Haber Arşivimiz
Ardahan Görüntüleri
Ardahan Fotoğrafları
Kürdistan Komşunuz O...
KORKAKLARA MEYDAN OK...
Teşvik Ardahan’a Uğr...
Ardahan da Devlet mi...
İMRALI’DAKİ GÖ...
Ardahan ARDAHAN
APE FEZO’NUN A...
O benim Babam..
En Yoğun Başlıklar
YALÇIN TAŞTAN HAK... [51]
TRT bölücülük mü ... [35]
KAFATASÇILAR-ARD... [34]
COCUK ÖLDÜRMEYİ K... [30]
YAZARLARIMIZIN YO... [28]
YAZICIOĞLU'NU KAY... [24]
DTP'li vekillerde... [21]
Ardahan TV [19]
kürde fırsat verm... [18]
ANADİLİMİZ KÜRTÇE... [18]
23 NISAN IRKCI C... [17]
UGAR TÜRKLRI [16]
Bim Marketlerine ... [16]
KÜRT SORUNU DEĞİL... [15]
ARDAHAN LI OLMAKT... [15]
HİT
reklam
Facebook'ta PaylaşTwittirda Paylaş Pinterest'te Fakir adlı kullanıcının profilini ziyaret edin.

Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

<
ARTIK KENDİMİ DİNLEYECEĞİM
Yazar Fakir - Şubat 26 2014 - 05:58:10
Yazarlarımızı okuyor musunuz?
ARTIK KENDİMİ DİNLEYECEĞİM

Osman Kamacı  Kimi zaman hiç alakasız bir konuya takılır, neden, nasıl, niçin gibi soru ekli kelimeler üzerinde gelgit'ler yaşarız. Bazen ön yargılarımızla sonuca gitmeye çalışır, bazen de somut cevaplara ulaşmak için kafa patlatırız, gömüldüğümüz kaynakları sayfa sayfa karıştırırken...

Belleğimize pompalanan soru kaynaklı konular hakkında fikri kırıntılarımız olsa bile yetinmez, öğrenme dürtülerimize teslim oluruz, merakımızı bertaraf etmek adına. Bu tanımlama kaçımızı anlatıyor bilemem. Ancak beni tarif ettiği muhakkaktır. Çünkü bir süredir böyle bir ruh hali içindeyim ve kafamda oluşan onlarca soru işaretiyle çapa çevre işgal edilmiş durumdayım. Takıntı haline getirmiş olduğum bunca aykırı çelişki karşısında pusulayı şaşırmış, sağlıklı düşünmekten uzaklaşarak menzilin dışına çıkmış gibiyim. Çabalıyor, çalışıyorum ancak, içine düştüğüm bu girdaptan kurtulmanın en kestirme güzergâhı nedir, bulamıyorum. Bütün bunların mutlaka mantıklı bir açıklaması olabileceğine inanmak için her şeyi yapıyorum, buna rağmen bir adım öteye gidemiyor, içine düştüğüm bu kısır döngünün dişlileri arasında ezilmekten kurtulamıyorum. Beni bu karamsar tablonun içine iten ve mengeneye çekilmiş gibi geren o kadar çok neden var ki, hangisinden nasıl başlayacağımı bile bilemiyorum. İşte bunun için diyorum ki, yukarıda anlatmaya çalıştığım betimleme beni en iyi anlatan özettir.

Nasıl mı?

Şöyle ki, kimi insanların yaşam biçimi haline getirdiği ahlaksızlıkları ve kişilikleriyle bütünleşen yüzsüzlükleri algılamakta güçlük çekiyor, anlamlandırarak bir yere koymayı bir türlü başaramıyorum.

Beni bu kadar çaresiz, bu kadar kavrama yetilerimden soyutlayan, asla bilim ve bilimsellik gibi kültürel meseleler değildir. Mesela bilim ve teknoloji alanlarında yaşanan gelişmelerin bugün geldiği son nokta ve bu noktanın bizde uyandırdığı şaşkınlık değildir beni çaresiz kılan. Veya süper güç olarak kabul ettiğimiz ülkelerin yaşadığımız Dünya ile yetinmeyip, başka gezegenlerde yaşam koşullarını araştırmak için ayırdıkları yüzlerce milyar dolarlık bütçeler falan da değil, beni hayrete düşüren... Beni endişeye gark eden şey, sürüklenmekte olduğumuz karanlık dehlizler ve her geçen gün biraz daha uzaklaştığımız insani değerlerimizdir. Sağduyulu yurttaş tepkisi olduğu düşünülse bile, sanki bir önemi varmış gibi, neyin doğru neyin yanlış olduğunu anlamaya çalışıyorum. Bazen kendi kendime soruyorum.

_Bu kadar karamsar, bu kadar evham ve teslimiyetçi duruş doğrumu... Diye... Ve kendi soruma içimdeki ben cevap veriyor.

_Biraz fazla abartıyorsun. Bak göreceksin, bütün olup bitenleri zamanla yadırgamayacak, sende alışacaksın, diğer insanların alıştığı gibi... Diyor ve bir de azarlıyor. Artık tahammül edemiyor ve içimdeki diğer yanıma hiddetle soruyorum?

_ Gerçekten yapılan ahlaksızlıkların, sınır tanımayan yolsuzlukların, hak, hukuk ve adalet duygusundan nasiplenmemişlerin kurduğu bu sisteme alışacağımı mı sanıyorsun? Madem öyle, neden bana bir yol gösteremiyorsun? Diyorum... Çıt yok. İçimdeki ben ne söylerse söylesin, sorun gerçek ben kaynaklı değil.

Neden mi?

Çünkü ne psikolojik, ne ahlaki, ne algı eksikliği, ne de sosyal anlamda bir sıkıntının izlerini taşıyor, gerçek olan ben... Kabullenmekte zorlandığım bu sıkıntıların altında yatan nedenlerin kişisel olmadığını ben de biliyorum, diğer yanımda biliyor. İçimdeki diğer yanım ne düşünürse düşünsün, artık alınganlıktan sıyrılıyor ve haykırıyorum. Bu ülkede talanlar var. Bu ülkede yolsuzluklar var. Bu ülkede adaletsizlikler ve çürümüşlükler var. Ve içimdeki diğer yanımı yerle bir ediyor, yine haykırıyorum ki, artık seni tanımıyor, dinlemiyorum. Bir daha asla teslimiyetçi ve pasifize bir kişiliği dayatarak, önüme barikat kurmana müsaade etmeyeceğim. Bütün gerçekler ayyuka çıkmış, kimin hangi köşe başlarını tuttuğu ortadayken, bireysel refleksimle haykıracak, yolsuzluk yapanları, hırssızlık yapanları, hukuksuzluğu hâkim kılmaya çalışanları ifşa etmemi engelleyemeyeceksin.

Ve sen sus artık, bunda böyle gerçek ben konuşacağım... Neyi konuşacağımı mı merak ediyorsun? O zaman aç kulağını iyi dinle. Önce Balyoz davasını, sırasıyla Ergenekon, Kürtaj, Dershaneler, Ucube heykel, Uludere, Rabia, Başkanlık sistemi, İçki yasağı, Topçu kışlası, üniversitelerde evlilik, Çapulcu, Ayyaş, Kızlı erkekli evler, Gezi, Zor tutulan %50, Dindar nesil, Milli içkimiz ayran, Paralel devlet, muhtemelen ÖSO' ya silah taşıyan tırlar ve en son dün gece internet ortamına düşen ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile oğlu Necmettin Bilal Erdoğan ait olduğu iddia edilen konuşmalar. Bütün bunları tek tek anlatacağım ve artık sen bana engel olamayacaksın.

Köşe Yazarları
Copyright © 2003 - 2008 Ardahan kuzeyanadolugazetesi.com
Tel: 0478 - 211 43 31 - 211 45 00
Adres: İnönü Cad. No:50 Ardahan