Ana Sayfa · Forum · Linkler · Resim Galerisi
Ana Menu
Ana Sayfa
Makaleler
Forum
İrtibat
Linkler
Arama
Ziyaretçi Defteri

ÜYELİK HİZMETLERİ

ÜYE KAYIT
ŞİFREMİ UNUTTUM

Sitenize Ekleyin
Resim Galerisi
Telefonlar
Konuk Yazarlar

ARŞİVLERİMİZ
2003 YILI
2004 YILI
2005-2006 YILI
Ulusal Haberler
Misafir
Kullanıcı Adı

Şifre

Beni Hatırla



Kayıp Şifre ?
Site Durumu
Kayıtlı Üyeler : 12997
Misafirler : 28
En Yeni Üyemiz : sanane757000

Kayıtlı Üye :
Fakir 2 Gün Gelmedi
abdullahank 154 Gün Gelmedi
Orhan-Bahcivan 243 Gün Gelmedi
CEVAT COSKUN 248 Gün Gelmedi
atlantis 269 Gün Gelmedi
baris dursun 269 Gün Gelmedi
yilmaz akinci 278 Gün Gelmedi
adacala 279 Gün Gelmedi
admin 281 Gün Gelmedi
yilmaz_akinci 281 Gün Gelmedi
Forum Başlıklari
En Yeni Başlık
Ardahan Köyleri ve İ...
hoçvanın genel iradesi
Sitemizi Dostlarınız...
Bize ulaşın..
Haber Arşivimiz
Ardahan Görüntüleri
Ardahan Fotoğrafları
Kürdistan Komşunuz O...
KORKAKLARA MEYDAN OK...
Teşvik Ardahan’a Uğr...
Ardahan da Devlet mi...
İMRALI’DAKİ GÖ...
Ardahan ARDAHAN
APE FEZO’NUN A...
O benim Babam..
En Yoğun Başlıklar
YALÇIN TAŞTAN HAK... [51]
TRT bölücülük mü ... [35]
KAFATASÇILAR-ARD... [34]
COCUK ÖLDÜRMEYİ K... [30]
YAZARLARIMIZIN YO... [28]
YAZICIOĞLU'NU KAY... [24]
DTP'li vekillerde... [21]
Ardahan TV [19]
kürde fırsat verm... [18]
ANADİLİMİZ KÜRTÇE... [18]
23 NISAN IRKCI C... [17]
UGAR TÜRKLRI [16]
Bim Marketlerine ... [16]
KÜRT SORUNU DEĞİL... [15]
ARDAHAN LI OLMAKT... [15]
HİT
reklam
Facebook'ta PaylaşTwittirda Paylaş Pinterest'te Fakir adlı kullanıcının profilini ziyaret edin.

Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

<
GAZA GELMEKLE GELEN SON PİŞMANLIK
Yazar Fakir - Mart 31 2013 - 11:37:07
GAZA GELMEKLE GELEN SON PİŞMANLIK/Osman Kamacı

Osman Kamacı Magazin Gazetecileri müzik ödül töreninin yapıldığı bir mekânda sanatçı Ahmet Kaya ödülünü almak için sahneye çıkmıştı. Her şey iyi gidiyorken, Ahmet Kaya Kürtçe bir albüm yapacağını ve bu albüme klip çekerek yayınlayabilecek yürekli bir televizyon kanalı aradığını söyleyiverdi. İşte o an olanlar oldu.
Önce bir sessizlik, ardında kendisi gibi sanatçı olan Serdar Ortaç’ın da başını çektiği bir gurubun salonda bulunan insanları provoke eden çıkışıyla birlikte onuncu yıl marşı okunmuş, daha Ahmet Kaya elinde tuttuğu ödülle sahnedeyken linç edilmeye maruz kalmıştı. Çatal, tuzluk, kaşık, bıçak, peçetelik masada bulunan ne var ne yok Ahmet Kaya’nın başına yağdırılmıştı. Çünkü onlara göre vatan bölünmüş, suçlu suçüstü yakalanmıştı. Ne demek Kürtçe şarkı söylemek, hele birde televizyonlarda klipini yayınlamak… Ahmet Kaya çizmeyi aşmıştı ve haddi bildirilmeliydi…
Öyle de yaptılar…
Ahmet Kaya’ya onuncu yıl marşı okunarak haddi bildirildi ve gerekli cevap verilmiş oldu... Böylece vatan bölünmekten son anda kurtarılarak kötü adam yaftası yapıştırıldı, sanatçı kimliğine bakılmaksızın…
Oysa Ahmet Kaya salonda bulunan birçok provokatörden daha yurtsever olduğunu yıllar sonra sürgün gitmek zorunda kaldığı Fransa’da her zamanki mertliğiyle haykırıyor,
_“ Ölürsem, hayatımda istediğim tek şey var. Asla “ bu ülkeyi sevmiyor,, demesinler, asla! Ben Edirne’den Ardahan’a bu ülkeyi çok sevdim,, diyordu…
Çok garip bir ülkede yaşıyoruz ve selam. 14 önce Ahmet Kaya’ ya yapıldığı gibi, yıllarca Kürt sanatçılar, yazarlar, aydınlar ve siyasetçiler sistem tarafından her türlü zulüm ve linçe tabi tutulmuş, aynı sistem bugün işlediği bu günahlardan arınmanın yolunu aramakta. Bunun en iyi örneğini Devletin seksen yıl boyunca izlemiş olduğu inkâr, imha ve asimilasyon politikasından vazgeçerek başlatmış olduğu barış sürecinde görmekteyiz. Dün bu yasaklar yüzünden insanlar yargılanırken, hatta tutuklanarak yıllarca hapislerde ömür çürütürken, bugün aynı sistem kendi eliyle 24 saat yayın yapan Kürtçe televizyonun hayata geçirilmesinde ön ayak olmuş durumda. Eh be kardeşim adama sormazlar mı? Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu?
Magazin dernekleri müzik ödül törenlerinin baş aktörü Serdar Ortaç’ın da yer aldığı ve Star televizyonunda yayınlanan Pop star müzik yarışmasında Kürtlerden özür dileyerek sürdürdüğü konuşmasını dinlerken üzülmemek elde değil. Bülent Ersoy, Orhan Gencebay ve Demet Akalının da jüri üyeliğini yaptığı programda Serdar Ortaç’ın söyledikleri düşündürücü olduğu kadar trajik komikti. Ben buradan şunu gördüm… Aslında halkların etnik kimlikler konusunda birbiriyle hiçbir sorunu yok. Sistemin bunu sorun haline getirdiği ve bu sorunu ırkçı politikalarla geliştirerek bölücü ve ırkçı fikirlerin oluşmasına zemin hazırladığıdır bütün mesele...
1999 yılında Magazin Gazetecileri Derneği Ödül töreninde yaptığı çirkin davranışından dolayı bir türlü affedemediğim ve provokatörlükle suçladığım ki hala hakkında öyle düşündüğüm Serdar Ortaç adeta “sistemin etnik kimliklerle sorunu var,, savımı destekleyen bir kişidir. Bir Bulgar Türkü yarışmada şarkısını bitirdi, sıra jüri üyelerinin yorumlarına gelmişti. Ve bu zat yaptığı yorumda etnik kimliklerin güzelliğinden bahsederek flizofik yaklaşım sergilemeye başladı. Tam bu sırada 10 Şubat’taki ırkçı ve faşist tavrını hatırlayarak güzel olmayan sözler sarf etmeye başlamak üzereydim ki, sanki içimden geçenleri hissetmişçesine günahtan arınma ritüeline geçti. İzleyemeyenlerinde bilmesini istediğim ve Ahmet Kaya’ya yapılan linç girişimini başlatan gözlüklü kışkırtıcı ne dedi, hep beraber bakalım.
_ “ Hepimiz bazı şeyleri yanlış biliyorduk. Bana da bazı şeyler yanlış öğretildi ve geçmişte bazı hatalar yaptım. Beni de gaza getirerek heyecanlandırdılar o gece. Umarım burada bir Kürt yarışmacı da bir Kürtçe şarkıyla yarışır bir gün. Ve hepimiz başta ben olmak üzere pişman oluruz yaptıklarımızdan. Çünkü biz yıllarca hep yok saydık hepimiz. İnşallah öyle bir günde gelir,, derken, ne kadar ezildiğini ve yine ne kadar ufaldığını görmek beni çok ama çok üzdü. Çünkü bu davranışlar Ahmet Kaya “bize yanlış öğretildi,, diyen bu provokatörlerin tahammülsüzlük barındıran ırkçı tutumu yüzünden çok sevdiği ülkesini geride bırakarak ölümün onu beklediği Fransa’da sürgün hayatı yaşamak zorunda kaldı. Kim bilir, bekli de bütün bunlar yaşanmamış olsaydı Ahmet Kaya vatan hasretiyle kahrından ölmemiş, o doyumsuz ve baş kaldıran müziğiyle hala aramızda olacaktı. Ya da bugün Devlet tarafında barış süreci adı altında yapılmak istenenler, yetmiş yıl, seksen yıl önce öngörülerek, Kürtlerin de bu ülkenin önemli bir gerçeği olduğu kabul görmüş olsaydı, bunca sıkıntılar yaşanmamış, sanatçılara çatal, bıçak, tuzluk ve masalardaki peçetelikler fırlatılmayarak, sürgünlere mecbur bırakmayacaklardı...

Köşe Yazarları
Copyright © 2003 - 2008 Ardahan kuzeyanadolugazetesi.com
Tel: 0478 - 211 43 31 - 211 45 00
Adres: İnönü Cad. No:50 Ardahan