Ana Sayfa · Forum · Linkler · Resim Galerisi
Ana Menu
Ana Sayfa
Makaleler
Forum
İrtibat
Linkler
Arama
Ziyaretçi Defteri

ÜYELİK HİZMETLERİ

ÜYE KAYIT
ŞİFREMİ UNUTTUM

Sitenize Ekleyin
Resim Galerisi
Telefonlar
Konuk Yazarlar

ARŞİVLERİMİZ
2003 YILI
2004 YILI
2005-2006 YILI
Ulusal Haberler
Misafir
Kullanıcı Adı

Şifre

Beni Hatırla



Kayıp Şifre ?
Site Durumu
Kayıtlı Üyeler : 12997
Misafirler : 34
En Yeni Üyemiz : sanane757000

Kayıtlı Üye :
Fakir 2 Gün Gelmedi
abdullahank 154 Gün Gelmedi
Orhan-Bahcivan 243 Gün Gelmedi
CEVAT COSKUN 248 Gün Gelmedi
atlantis 269 Gün Gelmedi
baris dursun 269 Gün Gelmedi
yilmaz akinci 278 Gün Gelmedi
adacala 279 Gün Gelmedi
admin 281 Gün Gelmedi
yilmaz_akinci 281 Gün Gelmedi
Forum Başlıklari
En Yeni Başlık
Ardahan Köyleri ve İ...
hoçvanın genel iradesi
Sitemizi Dostlarınız...
Bize ulaşın..
Haber Arşivimiz
Ardahan Görüntüleri
Ardahan Fotoğrafları
Kürdistan Komşunuz O...
KORKAKLARA MEYDAN OK...
Teşvik Ardahan’a Uğr...
Ardahan da Devlet mi...
İMRALI’DAKİ GÖ...
Ardahan ARDAHAN
APE FEZO’NUN A...
O benim Babam..
En Yoğun Başlıklar
YALÇIN TAŞTAN HAK... [51]
TRT bölücülük mü ... [35]
KAFATASÇILAR-ARD... [34]
COCUK ÖLDÜRMEYİ K... [30]
YAZARLARIMIZIN YO... [28]
YAZICIOĞLU'NU KAY... [24]
DTP'li vekillerde... [21]
Ardahan TV [19]
kürde fırsat verm... [18]
ANADİLİMİZ KÜRTÇE... [18]
23 NISAN IRKCI C... [17]
UGAR TÜRKLRI [16]
Bim Marketlerine ... [16]
KÜRT SORUNU DEĞİL... [15]
ARDAHAN LI OLMAKT... [15]
HİT
reklam
Facebook'ta PaylaşTwittirda Paylaş Pinterest'te Fakir adlı kullanıcının profilini ziyaret edin.

Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

<
PUZZLE’NİN DİĞER PARÇALARI
Yazar Fakir - Ağustos 13 2012 - 05:06:49
PUZZLE’NİN DİĞER PARÇALARI/Osman Kamacı

Osman Kamacı Arap coğrafyası yaşanan iç karışıklıklar nedeniyle zor günler geçirmeye devam ediyor. Hemen hemen her gün aralıksız bombalar patlıyor, yaşanan eylemler sonucunda yüzlerce insan hayatını kaybediyor. Kaos ortamı içerisine sürüklenen ülkeler güvenlik güçleriyle gerekli önlemleri almaya çalışsalar da, olaylar bir türlü durmak bilmiyor. Böyle olunca, bir kıvılcımla başlayan halk hareketleri büyüyerek iç savaşın fitilini ateşlemeye kadar varabiliyor. Küçük çaplı sokak çatışmaları ile başlayan halk hareketinin çıtası yükselerek durum içinden çıkılmaz bir hale gelince, öteden beri bölge üzerinde kirli emelleri bulunan malum güçler hemen devreye girerek süreci hızlandırıp, öldürücü darbeyi indirmek için son hamlesini yapıyor. Sonra’da özgürlük götürüyoruz diye bunu pazarlamaya çalışırlar.

Kendi halkıyla karşı karşıya gelmekten tereddüt etmeyen rejimler, ellerindeki bütün imkânları devletin en önemli unsurunu oluşturan halkına karşı seferber edince, sokak çatışmaları ve intihar eylemleri son sürat devam ediyor. Harabeye dönen binalar, hurda yığını haline gelen araçlar ve geride kalan parçalanmış cesetler, bu coğrafyada ne kadar korkunç hesapların yapıldığını çok net şekilde ortaya koymaktadır… Kan ve şiddetin on yıllardır bu coğrafyada eksik olmamasının altında her ne kadar emperyalist güçlerin planın bir parçası olduğuna inansak ta, ülkelerini katı ve baskıcı politikalarla yönetmeyi gelenek haline getiren diktatörlerde en az onlar kadar kirli ve sağlıksız bir çizgide olduklarını adeta tescilliyorlar.

Gün geçmiyor ki, Emperyalist güçlerin Ortadoğu üzerinde başlattığı böl, parçala ve yut projesi çerçevesinde operasyonlar gerçekleşmesin. İstikrarsızlaştırma ve parçalama politikalarına önce Irak’la başladılar. Sırasıyla Tunus, Mısır ve Libya ile devam etmiş ve baş döndürücü bir hızla puzzl’ın eksik olan bir kaç parçasından diğer parçasına sıra geldi. Puzzle’ın önemli eksiklerinden olan bu parça 1963’ten bu yana hüküm süren totaliter Baas diktatörlüğünün Hafız Esad’dan sonraki temsilcisi Beşar Esad yönetimindeki Suriye’den başkası değildi. Yukarıda saydığımız ülkeleri tasfiye etmek için başlatılan operasyonlar hesaplanandan daha kolay gerçekleşince, sırada bekleyen Suriye için düğmeye basmak için daha fazla beklemek olmazdı tabi… Baba’dan süre gelen diktatör rejim Suriye halkının demokrasiye olan özlemlerini ortaya çıkarınca, Beşar Esad’ın sonunun başlangıcı olan Özgür Suriye ordusu, yani muhalif güçler iddia edildiği gibi başka devletlerin üst düzey askerleri tarafından eğitimlerden geçirilerek sürece hazırlandı. Burada çok enteresan olan bir şey var. Irak’ı özgürleştirme harekatı adı altında çıkarma yaparak 1.000.000’a yakın sivil insanın ölümüne ve 4,7 milyon insanın ise yerlerinden yurtlarından edilmesine neden olan ABD ve diğer çok uluslu koalisyon kuvvetlerinin tank, top ve her türlü askeri gücüyle bu hareketin içerisinde yer almamış olmasıdır. Ve yine enteresan olan bir başka konu Suriye’de mutlak bir rejim değişikliği olmasında ısrar eden Türkiye’nin ABD’den daha çok istekli oluşuyla, Beşar Esad’ın iktidarı bir an önce terk etmesini istiyor olmasıdır. Türkiye Başbakanı olan Tayyip Erdoğan’ın bir zamanlar Beşar Esad’la ailece tatiller tertiplediğini hatta kameralar karşısına geçerek ailece mutluluk haykıran görüntüler sergilediğini düşünürsek, ne oldu da, bugün böyle bir politika izleme gereği duyuldu, bu da anlaşılır gibi değildir?

Sırada hangi ülke bekliyor, elbette bunu ileriki süreçte hep beraber göreceğiz. Domino taşı gibi etki alanı yaratan Arap Baharı harekâtının operasyonel olarak varacağı son noktanın belli olmamasına rağmen, Beşar Esat’ın ülkesi Suriye de bu sarmalın içindeki yerini çoktan almaya başladı. Bu noktaya nasıl geldikleri konusunda çok fazla düşünmenin gerekli olmadığını hepimiz biliyoruz. Uyguladıkları baskıcı devlet politikalarından dolayı kendi halkını karşısına alan dikta meraklısı bu zatlar ülkelerine karşı en büyük ihanet suçunu işlerken, elleri tetikte fırsat kollayan sözüm ona özgürlük ihraç eden güçler, akbabalar gibi hazır kıta yanı başlarında zaten bekliyordu. Aport’ta bekleyen güçlere bu fırsatı veren Suriye gibi ülkeler için bugün gelinen son nokta elbette kaçınılmaz sondur. Saltanatlarını sürdürme pahasına, antidemokratik uygulamaların sebebi olan bu diktatörler, gelişen halk hareketlerini kanlı bir şekilde bastırma yoluna gitme ısrarıyla, ülkelerini ne büyük felaketlere sürüklediklerini ülkelerinde yaşanan son gelişmelerle zaten ortadadır.

Zengin yer altı kaynaklarına sahip olan Ortadoğu coğrafyası her zaman emperyalist ve sömürgeci güçlerin iştahını kabartmıştır. Bütün gözlerin bu coğrafyada olduğunu elbette unutmamak gerekir. Yeni bir Ortadoğu yaratma projesi çerçevesinde gerçekleştirilen operasyonların asıl hedefinin bu kaynaklar olduğunu artık kimse inkâr etmiyor. Bazı ülkelerde demokrasilerin işleyiş tarzında tartışılır noktalar tabi ki, olacaktır. Evrensel insan haklarının bütün kurumlarıyla gelişmesi elbette demokrasilerin gereğidir. Ancak bu kesinlikle söz konusu coğrafyada kargaşa yaratmak ve milyonlarca insanın kıyımını gerektirecek bir neden değildir. Olmamalıdır. Bugün iç çatışmaların yaşandığı Irak, Libya ve Mısır gibi ülkelerde diktatörler alaşağı edilmesine rağmen hala sorunlar bitmemiş, olaylar daha da içinden çıkılmaz bir hal almıştır. Felaket yüklü domino taşları hiç kuşkusuz yine büyük bir hızla üst üste devrilmeye devam edecektir. Domino taşlarının hangi yöne devrileceği ve hangi ülkeleri sıkıntılar beklediğini BOP projesinin içeriğinde saklıdır. Yani hedef bellidir. Hedef, Büyük Orta Doğu’yu yaratmak… Arap coğrafyasında köleleştirme fikrini egemen kılmaktır.

Sırada hangi ülkelerin olduğunu merak eden varsa, Irak ve Suriye’nin işlemi hal olunduktan sonraki süreçte hangi ulus devletin yıkılmasını öngördüğünü Amerika’nın Büyük Orta Doğu projesinin yer aldığı makalelere göz atsın… Ortalıkta dolaşan yeni Orta Doğu haritasının yer aldığı belgelere, bilgilere ulaşsın… Ayrıca Suriye de akan kanın sebebi olarak Türkiye, S.Arabistan ve Katar’ı sorumlu tutan İran Genelkurmay Başkanı Tümgeneral Seyyid Hasan Firuzabadi’nin “ Bir sonraki seferde, sıra Türkiye ve diğer ülkelere gelecektir,, sözünü yabana atmamak gerekir. Çünkü General BOB planının içinde olan puzzle’ın diğer parçalar hangileri, onları göstermeye çalışıyor… osmankamaci@hotmail.com

Köşe Yazarları
Copyright © 2003 - 2008 Ardahan kuzeyanadolugazetesi.com
Tel: 0478 - 211 43 31 - 211 45 00
Adres: İnönü Cad. No:50 Ardahan