Ana Sayfa · Forum · Linkler · Resim Galerisi
Ana Menu
Ana Sayfa
Makaleler
Forum
İrtibat
Linkler
Arama
Ziyaretçi Defteri

ÜYELİK HİZMETLERİ

ÜYE KAYIT
ŞİFREMİ UNUTTUM

Sitenize Ekleyin
Resim Galerisi
Telefonlar
Konuk Yazarlar

ARŞİVLERİMİZ
2003 YILI
2004 YILI
2005-2006 YILI
Ulusal Haberler
Misafir
Kullanıcı Adı

Şifre

Beni Hatırla



Kayıp Şifre ?
Site Durumu
Kayıtlı Üyeler : 12997
Misafirler : 30
En Yeni Üyemiz : sanane757000

Kayıtlı Üye :
Fakir 2 Gün Gelmedi
abdullahank 154 Gün Gelmedi
Orhan-Bahcivan 243 Gün Gelmedi
CEVAT COSKUN 248 Gün Gelmedi
atlantis 269 Gün Gelmedi
baris dursun 269 Gün Gelmedi
yilmaz akinci 278 Gün Gelmedi
adacala 279 Gün Gelmedi
admin 281 Gün Gelmedi
yilmaz_akinci 281 Gün Gelmedi
Forum Başlıklari
En Yeni Başlık
Ardahan Köyleri ve İ...
hoçvanın genel iradesi
Sitemizi Dostlarınız...
Bize ulaşın..
Haber Arşivimiz
Ardahan Görüntüleri
Ardahan Fotoğrafları
Kürdistan Komşunuz O...
KORKAKLARA MEYDAN OK...
Teşvik Ardahan’a Uğr...
Ardahan da Devlet mi...
İMRALI’DAKİ GÖ...
Ardahan ARDAHAN
APE FEZO’NUN A...
O benim Babam..
En Yoğun Başlıklar
YALÇIN TAŞTAN HAK... [51]
TRT bölücülük mü ... [35]
KAFATASÇILAR-ARD... [34]
COCUK ÖLDÜRMEYİ K... [30]
YAZARLARIMIZIN YO... [28]
YAZICIOĞLU'NU KAY... [24]
DTP'li vekillerde... [21]
Ardahan TV [19]
kürde fırsat verm... [18]
ANADİLİMİZ KÜRTÇE... [18]
23 NISAN IRKCI C... [17]
UGAR TÜRKLRI [16]
Bim Marketlerine ... [16]
KÜRT SORUNU DEĞİL... [15]
ARDAHAN LI OLMAKT... [15]
HİT
reklam
Facebook'ta PaylaşTwittirda Paylaş Pinterest'te Fakir adlı kullanıcının profilini ziyaret edin.

Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

<
OTUZ YIL SONRA GİDERİLEN HASRET
Yazar Fakir - Mart 14 2011 - 10:58:34
OTUZ YIL SONRA GİDERİLEN HASRET/Osman Kamacı

Osman Kamacı 2010 yılının Temmuz ayındaydık. Savaş Tura, Menderes Koçak, Erdal Karaçoban, Bahattin Sural ve Muzaffer Okta gibi dostlarımızın büyük özverilerle gerçekleştirmiş olduğu bir organizasyon sonucu, Ardahan Yeni Mahalleliler olarak buluşma pikniği yapmıştık. Bu buluşma pikniğine katılım az olsa da, zaman yetersizliğine rağmen iyi bir başlangıç olmuştu. Katılımın az olmasının en önemli nedenlerinden biri, kısa sürede herkesi haberdar edememiş olduğumuzdu. Çünkü çok ani ve apar topar alınan ve gerçekleşen bir karardı.

Bu organizasyon çerçevesinde Çatalca belediyesinin halka açık piknik alanı olarak düzenlediği o muhteşem ormanlık alanlar ve eşsiz doğal güzellikler, bir Pazar günü bizleri de kucaklamıştı. Sadece kuş cıvıltılarının duyulabildiği ve yeşil rengin her tonunun bulunduğu uçsuz bucaksız koruluklarda yılların hasretini adeta haykırarak gidermiş, Ardahan Yeni Mahalleliler olarak büyük keyif almıştık. Eski anılarımızı tazelerken, acı, tatlı yaşadığımız gençlik yıllarımızı bir kez daha hafızalarımızda güncellemiş, o günlerin özlemiyle hep beraber bir kere daha iç çekmiştik. Yıllar sonra ilk defa bir araya gelmemize rağmen, herkes adeta söz birliği etmişçesine hazırlıklı gelmişti. Kimi tepsi tepsi baklavalar getirmiş, kimi tencereler dolusu asma yaprağından sarmalar, keteler, bişiler, fesselliler. Kısacası, herkes kendince farklı bir şeyler hazırlamış, Çatalca ormanlarındaki piknik alanının yolunu tutmuştu. Önce çocuklarımızın birbirlerini tanıma faslı ile başlanmış, daha sonra getirilen ve lezzetine doyum olmayan nefis tatların ikramlarına geçilmişti. Saatlerce, yılların birikimi olan özlemlerimizi dile getirmiştik; Kâh hüzünlenerek, kâh gözlerimiz nemlenerek… Bir yandan mangallar kurulmuş, diğer yandan masalar değme restourantlara taş çıkartırcasına keyifle donatılmıştı. Onlarca ailenin bir araya gelerek oluşturduğu özlem yüklü duygusal tablo, senaryolara konu olabilecek zenginlikte olsada, hiç kimse bu olağanüstülüğü pek yadırgamamıştı. Sanki 30 yıl önceki Muturuf Mahallesi, Çatalca ormanlarının piknik alanında hayata kaldığı yerden devam ediyor gibiydi. Eski solcuların bir araya geldiği gözden kaçmazken, masaların etrafında bir araya gelip, birçok olaya tanıklık eden o yılları anımsayarak tekrar ortaya dökmeleri, hey gidi günler hey dedirtir gibiydi. O zamanlar yağız birer delikanlı iken, şimdi hepsinin saçları kırlaşmış, yâda gözle görülür şekilde seyrelmiş olgun birer ihtiyar delikanlı olmuşlardı. Bu fiziki değişiklik bile bu olgun delikanlıların gözlerindeki ışığın kaybolmasına yetmemiş olacak ki, geçmiş yılları bugün yaşıyorlarmış gibi, sohbetlerine eski alışkanlıklarıyla devam etmeyi asla onlara unutturmamıştı. Hemen hemen hepsi bir nedenden dolayı yerinden yurdunda kopmuş, gelmişler İstanbul gibi uçsuz bucaksız koca şehre. Dağılmışlar Esenyurt’tan, Gebze’ye, serpilmişler 20 milyon insanın bir arada yaşamaya çalıştığı bu şehir-i âlem de. Birçoğu emekli olmasına rağmen, kendi işletmelerinde mesai yapmaya inatla devam ediyordu. Çünkü daha yapacak çok şey vardı. Tıpkı Montaigne’in dediği gibi “Hedefi olmayan hiçbir gemiye rüzgâr yardım etmez,, kabilinden. Uzun ve heyecan kokan sohbetlerden çıkan sonuç hemen hemen herkesin ortak düşüncesi haline gelen ve bir sonra ki organizasyonda daha geniş bir kitlenin katılımını sağlamak ve bunu sıklıkla devam ettirerek geleneksel hale getirmek için zaman kaybetmeden yola koyulmaya yönelikti.

Güzel geçen bir günün son saatlerine doğru yaşanan sıcak ve hasret kokan vedalaşmalar, yıllarca ara verilen dostlukların özlem yükünü biraz olsun hafifletmiş, duygusallıkların kat sayısını artırmıştı. Bunun gelenekselleşerek devam etmesi için tartışmalar başlamış, olumlu yönde karar alınmıştı. Organizasyonu yapan ve katılan bütün Ardahan Yeni mahalleli arkadaşlarımızın daha iyi bir ortamda, daha kapsamlı bir katılımla tekrar bir araya gelme dileğiyle o gün ayrıldık oradan. Dağıldık 18 Temmuz 2010 günün akşamında, her birimiz şehir-i İstanbul’un başka bir tarafına.
Aradan yedi ay geçtikten sonra, yani 26 Şubat 2011 tarihinde Çatalca ormanının piknik alanında aldığımız karar gereği, ikinci buluşma günümüzü gerçekleştirdik. Yine aynı ekibin özverili gayretleri ile gerçekleştirdiği kusursuz organizasyon ve daha geniş bir katılımla. Zeytinburnu Öğretmen evinde düzenlenen geceye olağanüstü bir ilgi olması, hepimizi çok duygulandırdı. Deyim yerindeyse, kimi ararsanız ya karşınızda yada yanınızdaki masada bulabilirdiniz. Haberi olan çocuklarını almış, hiç düşünmeden Zeytinburnu öğretmen evinde soluğu almıştı. Daha salonun kapısının girişinde büyük şokla karşılaşılıyordu. Hiç beklenmedik derecede hoş bir karşılama yapılıyor, gelenlerin adlarının bulunduğu listeye bakılarak, daha önceden rezervasyonları yapılmış masalara yönlendiriliyordu. Şok masalara yerleşince de devam ediyordu. Adeta herkes sizi bekliyormuş gibi, kendinizi sıcak bir atmosfer içinde buluyorsunuz. Buda yetmezmiş gibi birden etrafınızı yıllarca göremediğiniz ve simasını bile hayal meyal hatırlayabildiğiniz arkadaşlarınız sarıyor. O an öylesine büyük bir duygu anaforu yaşıyorsunuz ki, bir an bunun kelimelerle anlatmanın imkânsız olduğunu düşünebiliyorsunuz. Sanki gelecekten geçmişe dönülmüş, bir devir daim yaşanıyormuş gibi düşünüyorsunuz. Orhan, Altan, Kenan Öztürk, Korkmaz İpek, Gökay Tekgül, Bahattin, Serkan Sural, Süleyman Kamacı, Turgay Turan, Metin Sıtkı Demirci, Raci Demir, Erdal, Ercan, Levent ve Bülent Karaçoban, Şahap Ergezer, Kurbani Özdiyar ve hepsinden önemlisi Ardahan Lisesinde okuduğumuz yıllarda Matematik öğretmenimiz olan Cihangir Azeri hocamız gibi adını sayamadığımız daha kimler kimler. Hiç düşünebiliyor musunuz? 30 yıl sonra Dünyanın en önemli metropolleri arasında yer alan İstanbul gibi bir şehirde ve aynı mahallede beraber futbol oynadığınız, aynı okulu, hatta aynı sıraları paylaştığınız ve aynı sevdalara tutulduğunuz kader arkadaşlarınız ve ağabeylerinizle bir araya gelecek, duyguların en güzelini yaşayacaksınız. Bu gerçekten inanılması zor, ama yaşadığımız bir gerçekti. Özellikle Kenan Öztürk’ün kadife sesiyle geceye renk kattığı sırada, kendini anons ederken kullandığı “ Ben hancı Mehrali’nin oğlu Kenan Öztürk,, cümle, büyük bir tevazu örneği olarak algılanıp, dakikalarca alkışlanırken, görülmeye değerdi doğrusu…

Burada Ardahan da yaşayan değerli dostumuz Naif Çoban’ın söylediği bir kelimeye vurgu yapmadan geçemeyeceğim. Değerli dostumuz bu gecemize gıpta ettiğini belirterek, şöyle demişti. “ Biz istesek Ardahan’da bu kadar insanı bir araya getiremezdik, lütfen bu ahenginizi bozmayın,, Yakalanan bu ahenk artık kolay kolay bozulmaz. Bundan hiç kimsenin kuşkusu olmasın. Ancak gönül isterdi ki, yeni mahalleli dostlarımızın yanı sıra Ardahanlı tüm dostlarımız da aramızda olmuş olsaydı.
Gecede ne siyaset konuşuldu, ne popülist tavırlar takınıldı. Otuz yıl önceki masum ve tertemiz duygular adeta tekerrür etti. Sohbetler edildi, davul ve zurna eşliğinde yöremize özgü oyunlar oynandı. Pistte öylesine bir coşku vardı ki, bunu anlatmak yetmez. Anlamak için yaşamak gerekirdi. Haa… Birde lüks restourantlarda düzenlenen ve yerel basın da çağrılarak afişe edilen derneklerin o meşhur Kaz gecelerine benzemeyen, sade bir geceydi. Kaz yoktu, ama herkesin ruhuna sökün eden ve hiçbir çıkar ve menfaate dayanmayan, sade, tertemiz dostluk havası vardı. Gecede emeği geçen tüm dostlarıma teşekkür ediyor, 2012 yılında Ardahan’ın kurtuluş tarihine denk getirmeyi planladığımız gecenin programı için gerekli hazırlıkların bir an önce başladığı haberini güncelleştirmelerini bekliyorum.
Sevgi ve saygılarımla…
osmankamaci@hotmail.com

Köşe Yazarları
Copyright © 2003 - 2008 Ardahan kuzeyanadolugazetesi.com
Tel: 0478 - 211 43 31 - 211 45 00
Adres: İnönü Cad. No:50 Ardahan