Ana Sayfa · Forum · Linkler · Resim Galerisi
Ana Menu
Ana Sayfa
Makaleler
Forum
İrtibat
Linkler
Arama
Ziyaretçi Defteri

ÜYELİK HİZMETLERİ

ÜYE KAYIT
ŞİFREMİ UNUTTUM

Sitenize Ekleyin
Resim Galerisi
Telefonlar
Konuk Yazarlar

ARŞİVLERİMİZ
2003 YILI
2004 YILI
2005-2006 YILI
Ulusal Haberler
Misafir
Kullanıcı Adı

Şifre

Beni Hatırla



Kayıp Şifre ?
Site Durumu
Kayıtlı Üyeler : 12997
Misafirler : 33
En Yeni Üyemiz : sanane757000

Kayıtlı Üye :
Fakir 2 Gün Gelmedi
abdullahank 154 Gün Gelmedi
Orhan-Bahcivan 243 Gün Gelmedi
CEVAT COSKUN 248 Gün Gelmedi
atlantis 269 Gün Gelmedi
baris dursun 269 Gün Gelmedi
yilmaz akinci 278 Gün Gelmedi
adacala 279 Gün Gelmedi
admin 281 Gün Gelmedi
yilmaz_akinci 281 Gün Gelmedi
Forum Başlıklari
En Yeni Başlık
Ardahan Köyleri ve İ...
hoçvanın genel iradesi
Sitemizi Dostlarınız...
Bize ulaşın..
Haber Arşivimiz
Ardahan Görüntüleri
Ardahan Fotoğrafları
Kürdistan Komşunuz O...
KORKAKLARA MEYDAN OK...
Teşvik Ardahan’a Uğr...
Ardahan da Devlet mi...
İMRALI’DAKİ GÖ...
Ardahan ARDAHAN
APE FEZO’NUN A...
O benim Babam..
En Yoğun Başlıklar
YALÇIN TAŞTAN HAK... [51]
TRT bölücülük mü ... [35]
KAFATASÇILAR-ARD... [34]
COCUK ÖLDÜRMEYİ K... [30]
YAZARLARIMIZIN YO... [28]
YAZICIOĞLU'NU KAY... [24]
DTP'li vekillerde... [21]
Ardahan TV [19]
kürde fırsat verm... [18]
ANADİLİMİZ KÜRTÇE... [18]
23 NISAN IRKCI C... [17]
UGAR TÜRKLRI [16]
Bim Marketlerine ... [16]
KÜRT SORUNU DEĞİL... [15]
ARDAHAN LI OLMAKT... [15]
HİT
reklam
Facebook'ta PaylaşTwittirda Paylaş Pinterest'te Fakir adlı kullanıcının profilini ziyaret edin.

Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

<
ARTIK SOKAKTAKİ BAŞIBOZUKLUĞU DURDURUN
Yazar Fakir - Aralık 12 2010 - 19:25:12
ARTIK SOKAKTAKİ BAŞIBOZUKLUĞU DURDURUN/Osman Kamacı

Osman Kamacı Aklıma hep takılmıştır. Toplum olarak neden bazı şeyleri hep abartırız? Neden belli ölçüler içerisinde durumumuzu muhafaza edemeyiz. Biz coşkuyla, özel anlarımızı yaşamak için toplumsal kuralları zorlarken, neden dışımızdaki insanların rahatsız olabileceklerini düşünemeyiz. Mesela yıllardır gelenek haline gelen bir alışkanlıkla devam eden bazı durumlar vardır ki, bu kadar da olamaz dedirtir boyuttadır. Ama ne gören vardır, nede müdahale eden.

Kendi özel durumlarımızı öylesine abartırız ki, tanıdık, tanımadık, bütün herkes o an bizim yaşadığımız duyguları bizimle paylaşmak istiyormuş gibi dayatmaya çalışırız. Toplumsal alanlar sanki özel olarak bize ayrılmış yerlermiş gibi, istediğimiz şekilde kullanmaya çalışırız, dışımızdaki insanların da bu yerleri kullanma hakkına sahip olduğunu unutarak. Sokakları, caddeleri, parkları, otobüs terminallerini aklımıza gelebilecek bütün toplumsal alanları o gün gasp etmiş bir şekilde adeta teslim alırız. Sanki bizden başka o alanları paylaşan insan yokmuş gibi, çok ama çok rahat davranırız. Bilinçsizce yapılan sevinç gösterilerinin ardında bazen öyle dramatik anların yaşanmasına neden oluruz ki, tarifini izah etmekten güçlük çektiğimiz gibi, pişmanlıkların bini beş para etmez. Çünkü olan olmuştur artık.

Yüzlerce olay ve yüzlerce can kaybına neden olmasına rağmen bu gibi hadiselerin durdurulması için hiç kimse elini kıpırdatmıyor. Çoğu zaman trafikte gerçekleşen ve emniyet birimlerinin gözü önünde cereyan etmesine rağmen müdahale etme cesaretini gösteren yok. Müdahale etmedikleri için, bu gösteriler neticesinde yaşanan acı olayların ve kazaların sorumlularından birileri de kendileri olduklarının farkında değiller. Çünkü yasalar gereği yapılması veya yapılmaması belli olan bazı davranışlara bilerek ve görerek göz yumuyorlar. Bunu hoşgörü ve iyi niyet göstergesi olarak düşünebiliriz. Fakat bu çok ciddi bir meseledir. Ve suistimal edildiği sonuçlariyla da açıkça ortadadır. Gerek düğünlerin yapıldığı aylarda olsun, gerekse Asker uğurlamaları sırasında yaşanan coşkulu kutlamalar sırasında yaşanan manzaralar olsun. Bunlar sıkça rastladığımız ve bazen hoş olmayan sonuçları da beraberinde getiren olaylardır. Hemen hemen hepimiz, bu olayların gerçekleştiği caddelerde veya sokaklarda şahit olduğumuz malum durumlardan örnek vermek gerekirse, sorunun nasıl görmezden gelindiğini daha iyi anlarız. En işlek caddelerin ve ana yolların konvoylardaki araçlarla adeta barikatlar oluşturularak kesilmesi tabii ki trafik kurallarına aykırıdır ve aynı zamanda suçtur. Hele bir de alkolün etkisiyle silahlarla rast gele sağa sola ateş ediliyorsa. Bu suç hemen hemen her asker alımı yapılan dönemlerde olduğu gibi, hafta sonlarında yapılan düğünlerde de işlenmektedir. Bu suç işlenirken emin olunki çoğu zaman trafik ekipleri de şahit oluyor ve sadece seyretmekle yetiniyorlar. Kornalar çalarak ses kirliliğine neden oldukları halde, kimsenin önlem almaması kabul edilir gibi değil. Hastası olanlar olabilir ve hastanelere bir an önce yetişmek zorunda olan Ambülâns’lar olabilir, ama bunu gören yok. Güvenlik kuvvetlerimizin birinci görevi, halkın mal ve can güvenliğini sağlamak değil midir? Eğer mevzuatta böyle bir tanımlama varsa ki vardır; O halde gerekli yasal yaptırımları uygulama mecburiyetleri de vardır. Eğer bunlar yapılmaz ‘’ Bu mutluluk coşkusunu bozmak doğru olmaz,, diye bir yaklaşımla ele alırsanız, başka insanların mutsuzluklarına da zemin hazırlamış olursunuz. O zaman da, yaşanacak dramatik olayların geliyorum dediğini sadece seyredersiniz. Son günlerde benzer olayların yaşanması sonucunda gencecik insanların hayatlarını kaybetmesi bütün sevinçlerimize gölge düşürürken, birçok ailenin nasıl acılar yaşadığını sadece yüreğimiz sızlayarak seyrediyoruz. İşte o kazalardan sadece biri. 18 yaşındaki Rumeysa Yılmaz. Daha hayatının baharındayken, böyle bir kazanın kurbanı oldu. Kim bilir belki de aracı kullananlar alkolün etkisiyle bu kazaya neden oldular. Eğer böyle ise, sormak lazım, o halde bu cinayet değil de nedir? Bilerek adam öldürmeye girer mi? Girmez mi? Peki bu suçların işlendiği bu güne kadar sorumlular neden gerekli tedbirleri almadılar ve yasal işlemlerde bulunmadılar. Daha kaç suçsuz günahsız insanın canına mal olacak? Düşünsenize olaylarla hiç yakından uzaktan alakası olmayan insanlar evlerinin salonlarında veya balkonlarında otururken bir serseri kurşunla bir anda aile fertlerinden birinin hayatını oracıkta kaybetmesine çaresizce ve şok bir vaziyetteyken tanık oluyorlar. Şok vaziyetteki aile böyle bir ruh halini yaşarken, olayın failleri bir sokak ötede başka canlar almak için çılgınlıklarına devam ediyor. Bunun kabul edilir yanı var mı? Birilerinin çıkıp bütün bunlara dur diyerek, yasaların gereğini yapmasının zamanı gelmedi mi? Artık bu olayları kanıksar gibi olduk. Her gün gazetelerin üçüncü sayfalarında benzer haberleri görmek olağan hale geldi. Buna rağmen hiç kimse olaylara dur diyecek dirayeti gösteremiyor.

Ne olur artık Rumeysa’lar ölmesin. Herkes belli ölçüler dâhilinde sevincini yaşasın ve insanların hayatını tehlikeye sokacak davranışlardan uzak dursun. Ne olur bir şeyler yapın ve sokaktaki başıbozukluğu bitirin. Bitirin ki bir gün sonra kendi doğum günü kutlaması için evinin balkonunda hazırlık yaparken, sokaktan geçen araçların birinde atılan bir serseri kurşunla aramızdan ayrılan başka Esma’lar olmasın.
osmankamaci@hotmail.com

Köşe Yazarları
Copyright © 2003 - 2008 Ardahan kuzeyanadolugazetesi.com
Tel: 0478 - 211 43 31 - 211 45 00
Adres: İnönü Cad. No:50 Ardahan