Ana Sayfa · Forum · Linkler · Resim Galerisi
Ana Menu
Ana Sayfa
Makaleler
Forum
İrtibat
Linkler
Arama
Ziyaretçi Defteri

ÜYELİK HİZMETLERİ

ÜYE KAYIT
ŞİFREMİ UNUTTUM

Sitenize Ekleyin
Resim Galerisi
Telefonlar
Konuk Yazarlar

ARŞİVLERİMİZ
2003 YILI
2004 YILI
2005-2006 YILI
Ulusal Haberler
Misafir
Kullanıcı Adı

Şifre

Beni Hatırla



Kayıp Şifre ?
Site Durumu
Kayıtlı Üyeler : 12997
Misafirler : 28
En Yeni Üyemiz : sanane757000

Kayıtlı Üye :
Fakir 2 Gün Gelmedi
abdullahank 154 Gün Gelmedi
Orhan-Bahcivan 243 Gün Gelmedi
CEVAT COSKUN 248 Gün Gelmedi
atlantis 269 Gün Gelmedi
baris dursun 269 Gün Gelmedi
yilmaz akinci 278 Gün Gelmedi
adacala 279 Gün Gelmedi
admin 281 Gün Gelmedi
yilmaz_akinci 281 Gün Gelmedi
Forum Başlıklari
En Yeni Başlık
Ardahan Köyleri ve İ...
hoçvanın genel iradesi
Sitemizi Dostlarınız...
Bize ulaşın..
Haber Arşivimiz
Ardahan Görüntüleri
Ardahan Fotoğrafları
Kürdistan Komşunuz O...
KORKAKLARA MEYDAN OK...
Teşvik Ardahan’a Uğr...
Ardahan da Devlet mi...
İMRALI’DAKİ GÖ...
Ardahan ARDAHAN
APE FEZO’NUN A...
O benim Babam..
En Yoğun Başlıklar
YALÇIN TAŞTAN HAK... [51]
TRT bölücülük mü ... [35]
KAFATASÇILAR-ARD... [34]
COCUK ÖLDÜRMEYİ K... [30]
YAZARLARIMIZIN YO... [28]
YAZICIOĞLU'NU KAY... [24]
DTP'li vekillerde... [21]
Ardahan TV [19]
kürde fırsat verm... [18]
ANADİLİMİZ KÜRTÇE... [18]
23 NISAN IRKCI C... [17]
UGAR TÜRKLRI [16]
Bim Marketlerine ... [16]
KÜRT SORUNU DEĞİL... [15]
ARDAHAN LI OLMAKT... [15]
HİT
reklam
Facebook'ta PaylaşTwittirda Paylaş Pinterest'te Fakir adlı kullanıcının profilini ziyaret edin.

Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

<
COŞKU VAR AMA SİYASİ İRADE YERLERDE
Yazar Fakir - Ekim 31 2010 - 22:40:11
COŞKU VAR AMA SİYASİ İRADE YERLERDE/Osman Kamacı

Osman Kamacı Cumhuriyetimizin kuruluşunun 87. Yılını her yıl olduğu gibi bu yılda ulus olarak büyük bir coşkuyla kutladık.
Türban tartışmaları sırasında havada uçuşan ve hakaret boyutuna varan söylemlerden sonra Anıtkabir’de bir araya gelen Devletin zirvesini temsil eden irade ile Muhalefet parti temsilcilerinin yüzündeki gerginliğin izleri o kadar açık ve aleniydi ki, bırakın tokalaşmayı, birbirlerinin gözüne bakmadılar. Adeta havada bir şeyler arıyorlarmış gibi yapıp, şu tören bitse de buradan biran önce gidelim izlenimi veriyorlardı. Aslanlı yol’dan Atatürk mozolesine çelenk koymak için yürüyüş halinde ilerleyen liderlerin yüzündeki gerginlik ve oluşan soğuk havanın kutlamaları gölgede bıraktığını söylersek abartmamış oluruz. Ön saflarda Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Başbakan Tayyip Erdoğan, Muhalefet parti temsilcileri ve Genel Kurmay Başkanı Işık Koşaner’in yanı sıra çok sayıda Bakan ve üst düzey yönetici toplu halde ilerliyorlardı, ilerlemesine de, bizim görmeye alışık olduğumuz görüntüden çok uzaktılar. Daha ne istiyorsun, bütün Devlet erkânı bir araya gelmiş, emin adımlarla Ata’nın huzuruna çıkıyorlar, diyebilirsiniz. Haksız sayılmazsınız; Ama benim görmek istediğimi tablo bu değildi. Benim görmek istediğim, sokaklarda birlik ve beraberlik ruhuyla Cumhuriyete olan inancın coşkusu ile kutlanan bu günün aynı duygu ve samimiyetle, burada da dışa yansımasıydı. Ülkenin genelinde yaşanan yağmura, çamura, diş gıcırdatan soğuklara rağmen, halk tarafında çılgınca kutlanan bu günü, Atanın huzuruna lütfen havasıyla çıkan Devletin önemli kurumları başındaki kişilerin samimiyetten uzak bir tablo ile sergilemesidir, asıl beni üzen. Yüzlerinde okunan gerginlik o kadar belirgin ki Cumhurbaşkanı, başbakan, Genel Kurmay Başkanı, Muhalefet partilerin temsilcileri, Yargıtay başkanı, Anayasa Mahkemesi Başkanı ve daha aklımıza gelmeyen niceleri, hepsi bir nedenden dolaylı olarak birbirleriyle küskün. O kadar soğuk bir hava mevcut ki, zannedersin yabancı bir ülkedeyiz ve oradakiler de birbirini tanımayan sıradan insanlar. İşte beni üzen budur. Kürsülere çıkarak birlik, beraberlik ve kardeşlikten dem vuranların, Cumhuriyet Bayramı törenlerinin gerçekleştiği bu anlamlı gününde böyle bir tavır sergileyenleri ve sorumsuzca davranışıdır, beni hayal kırıklığına uğratan. Ardahan’dan Edirne’ye, Samsun’dan Hatay’a kadar, bütün evlerin, bütün iş yerlerin balkon ve camlarında kırmızı, beyaz renklerden oluşan Şanlı bayrağın dalgalandığını bütün yüreğimle hissederken, Atanın huzuruna giden yolda sergilenen buz gibi havadır, beni üzen. Peki, siz hiç mi etkilenmediniz? Siz hiç mi üzülmediniz? Böylesine hassas bir dönemden geçerken, birlik ve beraberliğe olduğu kadar barışa da ihtiyacımız olduğu gerçeğini göz ardı eden iradenin daha bilinçli bir yaklaşım sergilemesi gerektiğini iddia etiğimin kanısında değil misiniz?
Siyasi düşünceniz ne olursa olsun. Eğer bugün ülkenin birlik ve beraberlik gibi önemli bir meselesini göz önüne alırsak, bunun toplumsal barışa katkısı nedeniyle değerlendirilip kaynaştırıcı unsurlarıyla bir potada buluşturmak için yarar sağlayacaksa, o zaman tüm kişisel egoları bir kenara bırakmakta fayda vardır. Eğer bu değerlere biraz olsun inanıyor, Cumhuriyet’in kurulmadan önceki o zor süreçlerinde verilen savaşlara bir anlam yüklüyorsak, bütün ideolojileri bir kenara bırakarak bu düşüncelerden bir an sıyrılmamız ve topluma örnek olacak samimi düşünceleri ifade etmek için en uygun günün işte bugün olduğu gerçeğini hatırlamalıyız.
Televizyonlarımızın başında Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün verdiği resepsiyonu ve katılan konukları izlerken, gözlerden kaçmayan bir ayrıntı hepimizi üzdü. Doğrusunu söylemek gerekirse, böylesine önemli bir günde, çeşitli bahanelerin arkasına sığınarak teşrif etmeyen siyasi parti mensuplarının ve Asker cenahının alaka göstermemesi hoş bir durum değildi. Boykot edenler, alternatif resepsiyon düzenleyerek geçerli bir bahanenin arkasına sığınmak için köşe bucak kaçanlar, ne ararsanız, hepsi var. Kısacası katılmamak için her türlü yolu denediler. Tabi ki katılmak gibi bir zorunluluk yoktur. Katılırsınız, katılmazsınız. Bu tamamıyla sizin tasarrufunuzda olan bir durumdur. Bu meseleyi tartışma konusu yapmak bile gereksizdir. Her yıl 29 Ekim akşamı Cumhurbaşkanı tarafından verilen ve geleneksel olarak yapılan bir resepsiyonda, eşler olacak, olmayacak, türbanlı olacak, olmayacak gibi bir havaya sokarak gerginliğe zemin oluşturmaya çalışmak doğru değildir ve tasvip edilir bir tarafı da yoktur. Artık bunları bir kenara bırakıp, ülkenin öncelikli meselelerini masaya yatırmanın ve çözümler geliştirmenin zamanıdır. 21. Yüzyılda yaşıyor olmamıza rağmen hala türban ve benzeri sorunları aşamayan bir ülke olarak tüm enerjimizi tüketiyoruz. Bunları artık aşmalıyız. İşsizlik gibi devasa bir sorunumuz var ve bunu göremiyoruz. Demokratikleşme süreciyle ilgili sıkıntılarımız var, oralı bile değiliz. Eğitim alanında henüz belli bir standardı yakalayamamış olduğumuzu, son kopya skandalıyla tanık olurken (sadece araştırıyor uzlarla geçiştirdik) hakkı gasp edilen binleri hatırlayan yok. Köylü artık şehirlinin efendisi olmaktan çıktı. Aldı evini bizzat şehre geldi, neden geldi diye merak edip soran yok. Bu sayede hayvan üreticiliği bitti, tarım artık yapılmaz hale gelirken, Anguslar ve tarımsal ürünleri ithal etmek için düğmeye basanların hiç biri köylünün içine düştüğü çıkmazı ve nedenlerini sorgulayıp, köylerde neler oluyor deme gereği duymadı.
Bunca sorunumuz varken, bir şey olmamış gibi davranarak, kısır çekişmelerle kaybedecek zamanımız var mı, yok mu siz karar verin.

osmankamaci@hotmail.com

Köşe Yazarları
Copyright © 2003 - 2008 Ardahan kuzeyanadolugazetesi.com
Tel: 0478 - 211 43 31 - 211 45 00
Adres: İnönü Cad. No:50 Ardahan