Ana Sayfa · Forum · Linkler · Resim Galerisi
Ana Menu
Ana Sayfa
Makaleler
Forum
İrtibat
Linkler
Arama
Ziyaretçi Defteri

ÜYELİK HİZMETLERİ

ÜYE KAYIT
ŞİFREMİ UNUTTUM

Sitenize Ekleyin
Resim Galerisi
Telefonlar
Konuk Yazarlar

ARŞİVLERİMİZ
2003 YILI
2004 YILI
2005-2006 YILI
Ulusal Haberler
Misafir
Kullanıcı Adı

Şifre

Beni Hatırla



Kayıp Şifre ?
Site Durumu
Kayıtlı Üyeler : 12997
Misafirler : 27
En Yeni Üyemiz : sanane757000

Kayıtlı Üye :
Fakir 2 Gün Gelmedi
abdullahank 154 Gün Gelmedi
Orhan-Bahcivan 243 Gün Gelmedi
CEVAT COSKUN 248 Gün Gelmedi
atlantis 269 Gün Gelmedi
baris dursun 269 Gün Gelmedi
yilmaz akinci 278 Gün Gelmedi
adacala 279 Gün Gelmedi
admin 281 Gün Gelmedi
yilmaz_akinci 281 Gün Gelmedi
Forum Başlıklari
En Yeni Başlık
Ardahan Köyleri ve İ...
hoçvanın genel iradesi
Sitemizi Dostlarınız...
Bize ulaşın..
Haber Arşivimiz
Ardahan Görüntüleri
Ardahan Fotoğrafları
Kürdistan Komşunuz O...
KORKAKLARA MEYDAN OK...
Teşvik Ardahan’a Uğr...
Ardahan da Devlet mi...
İMRALI’DAKİ GÖ...
Ardahan ARDAHAN
APE FEZO’NUN A...
O benim Babam..
En Yoğun Başlıklar
YALÇIN TAŞTAN HAK... [51]
TRT bölücülük mü ... [35]
KAFATASÇILAR-ARD... [34]
COCUK ÖLDÜRMEYİ K... [30]
YAZARLARIMIZIN YO... [28]
YAZICIOĞLU'NU KAY... [24]
DTP'li vekillerde... [21]
Ardahan TV [19]
kürde fırsat verm... [18]
ANADİLİMİZ KÜRTÇE... [18]
23 NISAN IRKCI C... [17]
UGAR TÜRKLRI [16]
Bim Marketlerine ... [16]
KÜRT SORUNU DEĞİL... [15]
ARDAHAN LI OLMAKT... [15]
HİT
reklam
Facebook'ta PaylaşTwittirda Paylaş Pinterest'te Fakir adlı kullanıcının profilini ziyaret edin.

Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

<
ŞİLİDEKİ KURTARMA OPERASYONU
Yazar Fakir - Ekim 22 2010 - 18:19:36
ŞİLİDEKİ KURTARMA OPERASYONU DERS NİTELİĞİNDEDİR/Osman Kamacı

Osman Kamacı Şili’de yerin 622 metre derinliğindeki altın ve bakır madeninde 69 gün mahsur kalan madenciler, insanlık tarihinin gelmiş geçmiş en büyük operasyonuyla gün yüzüne başarılı bir şekilde çıkarıldılar.
5 Ağustos’ta meydana gelen madendeki göçükte 33 madenci 69 gün boyunca kurtarılmayı beklerken, bütün Şili ülke olarak adeta kurtarma seferberliği ilan etti. Aylar süren teknik ve taktik çalışmaların başarılı bir organizasyonla tamamlanmasının ardında sıra madende mahsur kalan madencileri kurtarma aşamasına geçildi. Bütün dünya televizyonların başında nefeslerini tutmuş bir şekilde onları izlerken, onlar insanlık adına gerçekleştirdikleri bu olağan üstü seferberlikle herkese ders verdiklerinin farkında değillerdi sanırım. Maden ocağının bulunduğu noktada başlatılan hummalı çalışmaları bütün Dünya ekranları başında merakla seyretti. Kısa sürede sondaj çalışmaları yapılarak uygun genişlikte bir kuyu açılıp, gerekli hazırlıkları tamamladılar.
Kurtarma kapsülünün yerleştirileceği deliğin başında madenci giysileri içerisinde, başlarında baretlerle bekleyen Şili Başbakanı Sebastian Pinera ile bir vatandaşı aynı kuyu içerisinde mahsur kalan Bolivya Devlet Başkanının bulunması ve kurtarma operasyonu boyunca gerek mahsur kalanların ailelerine ve gerekse madencilere verdikleri manevi destek imrenilecek bir davranıştı. Kurtarma anları naklen yayınlanırken, bütün Şili halkı adeta ulusal bayram ilan etmişçesine milli marşlar eşliğinde coşku dolu bir sevinç yumağı oluşturdu. Aylar sonra yeryüzüne merhaba diyen madenciler tek tek gün ışığına çıkarılırken, yaşanan duygusal anları görmeye değerdi doğrusu. Kusursuz işleyen bu operasyonun neden olduğu bayram havası niteliğindeki görüntüler tüm dünyada ekranları başında pür dikkat kesilen milyonlarca insanı yaşanan çılgın sevince ortak etmekten geri kalmadı. Şili’deki bu olay kesinlikle insanlık tarihinde başarıyla gerçekleştirilen bir operasyon olmanın yanı sıra, ulusal bir sorun gibi ele alınarak, amansızca verilen bir mücadelenin görkemli zaferle tamamlanarak maden kazaları tarihinde gerçekleştiren en büyük başarı olarak haklı yerini alması bakımında da çok önemlidir. Ve İnsanlık var oldukça, bu başarının öyküsü gelecek kuşaklara aktarılıp, ölümsüzleştirilecektir. Şili hükümeti bütün Dünya’ya örnek teşkil eden ve nefes kesen bu hikâye ile elbette ki gurur duymakla haklıdır. İnsan hayatının her şeyden önemli olduğu kavramını bir kez daha bütün Dünyaya kanıtlarken, adeta kıskandırdılar.

Şili’de yaşanan bu olağan üstü gelişmelerden sonra dönüyorum kendi ülkemize ve trajik gerçeklerimize. Zonguldak- Karadon madeninde 17 Mayıs’ta otuz iki madencinin bulunduğu alanda meydana gelen grizu faciasında madencilerin tamamı ölmüş, 30 ceset çıkarılmış, ancak Dursun Kartal ile Engin Düzcük’ün cenazeleri patlamanın meydana geldiği göçük bölgesinde olduğunu hepimiz biliyoruz. Göçük bölgesinde çıkarılmayı bekleyen madencilerin cesetleri ne acıdır ki hiçbir çalışma yapılmadan aylardır orada bekliyor. İşte budur içimizi acıtan, bizi Şilide yaşanan bayram havasındaki o manzaralar karşısında üzüntüye boğarak, ezen, kahreden… Buna bu saatten sonra artık hiç kimse çıkıp ahkâm keserek kılıf uydurmaya kalkmasın. Maalesef bizim insanımıza verdiğimiz gerçek değer budur. Eğer bu değerlere gerekli hassasiyetler gösterilmiş olsaydı, bugün bunları konuşmaya gerek duymayabilirdik... Yani kısacası biz bizi biliyoruz ve kimse hariçten martaval okumasın. Biz biliyoruz da, ilgili kurumlar bilmiyorlar mı? Biliyorlar. Hem de çok iyi biliyorlar. Hem de, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer beyin Şili’deki kazayı kast ederek ‘’ Böyle bir kaza bizde olsaydı, madencileriniz üç günde çıkarırdık,, şeklinde dile getiriyor. Bu ciddiyetten uzak, talihsiz demeçleri verecek iyi kadar biliyorlar. Böyle bir demecin madende cenazesi bulunan insanların ailelerini rencide edeceği konusunda sanırım hepimiz hemfikiriz.
Çünkü adama sorarlar. ‘’ kardeşim laf yapacağına, icraat yap,, Madem o kadar iddialısınız, altı aydır neyi bekliyorsunuz? O zaman buyurun Karadon madenine ve aylardır çıkarılmayı bekleyen iki madencinin bulabilirseniz, bari kemiklerini yeryüzüne çıkarın. Çıkarın ve gözyaşları döken o kadersiz ailelere teslim edin ki, acılarını dindirin. Şili’deki kurtarma görüntülerini insanlık adına sevinç gözyaşları ile seyrederken, içleri kan ağlayan ve eşlerinin kemikleri dahi bulunamadığından dolayı, ekranlar aracılığıyla haklı isyanlarını yangın yerine dönen yüreklerinden haykırarak dile getirmelerini anlayın. Bunu yapmak o kadar zor olmasa gerek. Gülüzar Kartal ile Hayriye Düzcük’ün aylardır yaşadığı acıları göremeyen bir zihniyetin ‘’ Böyle bir kaza bizde olsaydı, üç günde çıkarırdık,, demesi tabii ki inandırıcılıktan uzak olduğu kadar komik bir ifade tarzıdır. Sayın Bakan keşke bunu bu şekilde değil de ‘’ Elimizdeki bütün imkânları kullandık, ama bizden bu kadar, yapabileceğimiz hiç bir şey kalmadı,, tarzında bir üslupla dile getirme tevazusunda bulunup, gerçeklerimizi gördüğümüz gibi ifade etmeye çalışsaydı. Çünkü bu tarz ifadelerin altı boştur ve laf-ı güz ardır. osmankamaci@hotmail.com

Köşe Yazarları
Copyright © 2003 - 2008 Ardahan kuzeyanadolugazetesi.com
Tel: 0478 - 211 43 31 - 211 45 00
Adres: İnönü Cad. No:50 Ardahan