Ana Sayfa · Forum · Linkler · Resim Galerisi
Ana Menu
Ana Sayfa
Makaleler
Forum
İrtibat
Linkler
Arama
Ziyaretçi Defteri

ÜYELİK HİZMETLERİ

ÜYE KAYIT
ŞİFREMİ UNUTTUM

Sitenize Ekleyin
Resim Galerisi
Telefonlar
Konuk Yazarlar

ARŞİVLERİMİZ
2003 YILI
2004 YILI
2005-2006 YILI
Ulusal Haberler
Misafir
Kullanıcı Adı

Şifre

Beni Hatırla



Kayıp Şifre ?
Site Durumu
Kayıtlı Üyeler : 12997
Misafirler : 9
En Yeni Üyemiz : sanane757000

Kayıtlı Üye :
Fakir 3 Gün Gelmedi
abdullahank 155 Gün Gelmedi
Orhan-Bahcivan 244 Gün Gelmedi
CEVAT COSKUN 249 Gün Gelmedi
atlantis 270 Gün Gelmedi
baris dursun 270 Gün Gelmedi
yilmaz akinci 279 Gün Gelmedi
adacala 280 Gün Gelmedi
admin 282 Gün Gelmedi
yilmaz_akinci 282 Gün Gelmedi
Forum Başlıklari
En Yeni Başlık
Ardahan Köyleri ve İ...
hoçvanın genel iradesi
Sitemizi Dostlarınız...
Bize ulaşın..
Haber Arşivimiz
Ardahan Görüntüleri
Ardahan Fotoğrafları
Kürdistan Komşunuz O...
KORKAKLARA MEYDAN OK...
Teşvik Ardahan’a Uğr...
Ardahan da Devlet mi...
İMRALI’DAKİ GÖ...
Ardahan ARDAHAN
APE FEZO’NUN A...
O benim Babam..
En Yoğun Başlıklar
YALÇIN TAŞTAN HAK... [51]
TRT bölücülük mü ... [35]
KAFATASÇILAR-ARD... [34]
COCUK ÖLDÜRMEYİ K... [30]
YAZARLARIMIZIN YO... [28]
YAZICIOĞLU'NU KAY... [24]
DTP'li vekillerde... [21]
Ardahan TV [19]
kürde fırsat verm... [18]
ANADİLİMİZ KÜRTÇE... [18]
23 NISAN IRKCI C... [17]
UGAR TÜRKLRI [16]
Bim Marketlerine ... [16]
KÜRT SORUNU DEĞİL... [15]
ARDAHAN LI OLMAKT... [15]
HİT
reklam
Facebook'ta PaylaşTwittirda Paylaş Pinterest'te Fakir adlı kullanıcının profilini ziyaret edin.

Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

<
SAĞDUYU VE SORUMLULUK
Yazar Fakir - Haziran 29 2010 - 06:57:44
SAĞDUYU VE SORUMLULUK/Osman Kamacı

Osman Kamacı Birkaç ay öncesine kadar bütün ülkede umut vadeden gelişmeler yaşanmaya başlanmış, güzel şeyler olabileceğinin ilk işaretleri halklar arasında büyük bir iyimserlikle kabul görmüştü. Güzel şeyler henüz yaşanmamış olsa bile, 30 yıldır süren ve on binlerce vatan evladının canına mal olan anlamsız bir savaşın bitecek olmasının vermiş olduğu mesaj, toplumdaki gergin atmosferi bir anda yıkılarak, yerini iyimserliğe bırakmıştı.
Gerek dağlardaki insanların anaları olsun, gerekse asker ocağında vatani görevini yapan Mehmetçiklerin anaları olsun, hepsinin özlemiydi, yıllardır süren bu anlamsız savaşın artık son bulmuş olması. Sokaklara döküldüler, gelinen tehlikeli noktadan uzaklaşmanın umut ışıkları belirmeye başladı diye. Heyecanla beklediler, vaat edilen güzel günlerin biran önce hayata geçmesi umuduyla. Çünkü artık dayanacak ne güçleri, nede duyguları kalmıştı. Artık geceler boyunca kâbuslar görmeyecek, özlenen huzur ortamına kavuşacakları duygusuyla endişe ve korkulardan arınacaklardı. Bütün beklentiler, toplumsal bir barışın demokrasi ve insan hakları kavramları çerçevesinde olgunlaştırılarak bütün dinamikleri ile hayata geçirilip, gerginleşen ve farklı seslerin yükselmeye başladığı toplumda yükselen tehlikeli ateşin düşürülmesine hizmet edeceği yönündeydi. Bütün Ülke olarak, ortak bir refleks gösterilerek, kangrenleşen gibi duran Kürt sorununun, halkların birlik, beraberlik, barış ve kardeşlik ruhuna zarar vermeden kansız ve demokratik normlar ölçüsünde ele alınarak çözülmesi ortak bir amaç olmalı diye düşünülüyordu. Çünkü bu toprakların gerçek sahipleri olan ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan Türk, Kürt, Laz, Çerkez ve daha niceleri yüz yıllarca barış ve kardeşlik duyguları ile beraber yaşamanın erdemini en güzel örneklerle göstermişlerdir. Omuz omuza vererek cephelerde tek yürek olmanın ötesinde bütünleşerek bu vatanın her karış toprağında kahramanca savaşarak kanlarını akıtmakta sakınmamışlardır. Cephelerde kahramanlık destanları gerçekleştirirken, bütün yoksulluklara ve olumsuz şartlara rağmen omuz omuza vererek bu vatan için tüm benliklerini feda etmekten kaçınmayan bu onurlu ve minnetle andığımız halk, bugün nasıl oldu, içinden çıkılmaz bir sorunla karşı karşıya geldi? Adına ne koyarsanız koyun. İster dış güçlerin kışkırtması deyin, ister taşeron meselesini gündeme getirin. Bu saatten sonra bütün bunların hiçbir önemi de yoktur zaten. Bu sorun eğer bugün içinden çıkılamayacak bir boyut kazanmışsa, gelmiş geçmiş hükümetlerin izlediği yanlış politikaların çok büyük katkıları olduğu bir gerçektir. Sen kalkar ‘’ Kürt yoktur, onlar dağ Türkleridir, karda yürürken ayaklarındaki kızaklar kart kurt ettiği için onlara Kürt derler,, safsatasıyla tarif etmeye kalkarak bir halkın kimliğini ve kültürünü yok saymaya çalışırsan, bugün gelinen noktaya da davetiye çıkartmış olursun. Taşeron, patron meselesine girmemiz gerekirse, mesele daha da içinden çıkılmaz hale gelir. Patronlar her zaman ve her yerde vardır. Ortamın, yani konjöktürün müsait olduğu durumlarda her ülkenin patron olma hevesi kabarır. Hele hele bu kendi emellerine hizmet eden bir durumsa, daha bir iştahla dikkate alınır. Bu taktiği bütün dünya ülkeleri kullanıyor. Dünyadaki bütün istihbarat örgütleri, iddia edilen taşeronlara ihale çıkarmanın hesapları peşinde koşarak, bu emellerini başarı ile hayata geçirirken; karşı ülkeler ne gibi tedbirler almaktadır, ona bakmak lazımdır. Eğer senin demokratik olmayan ve ötekileştiren devlet politikaların böyle bir ihaleyi etkisiz ve gereksiz kılacak kadar sağlamsa hiç korkmana gerek yok. Çünkü biz bunun en güzel örneklerini kurtuluş savaşında verdik. Yedi düvele karşı yekvücut olduk. Bir kale gibi canlarımızı siper ederek güçlü orduları darmadağın ettik. Eğer halen bu birlikteliği koruyabiliyor, halklarınızın demokratik haklarını yasal güvenceler altına alabiliyorsanız, bunu hiçbir güç yıkamaz, daha önemlisi denemeye dahi cesaret edemezler. Ama siz devlet olarak bunları görmezden gelerek, inkar politikaları ile yok sayarsanız; birileri bunu çok iyi değerlendirir ve sutre gerisinde gerekli hamleleri devreye sokarak uykularınızı kaçırır, huzurunuzu bozabilir.
Cumhuriyet tarihinden bugüne geldiğimizde, ilk defa Kürt sorunu ile ilgili kayda değer bir çalışma gündeme gelmektedir. AK Parti hükümeti döneminde ortaya atılan ‘’Açılım Paketi,, gerçekten önemsenmesi gereken bir projedir. Açılım çıkışı geç kalmakla birlikte, fevkalade doğrudur. AK Partiye kızıyor ve politikalarını beğenmiyor olabiliriz. Ama bunun çok iyi bilinmesi gerekir ki 21. Yüzyılda Kürt sorununun çözümü için başka alternatif bulunmamaktadır. Kürt sorununu bu saat’ten sonra dondurucuya koymanın sorunu derinleştirip, başka güçlerin elini güçlendirmekten başka hiçbir işe yaramayacağı gibi, Askeri yöntemler ile bertaraf etmeye çalışmak gibi demokratik olmayan politikaları da geçersiz ve çağ dışı kılmıştır. Yapılması gereken; Kürt halkının aidiyet duygusunu yüksek tutarak, kimlik ve kültürel haklar konusunda geliştirilecek politikalarla Kürt sorunu sorun olmaktan çıkartmaktır. Bunu yaparken toplumsal hassasiyetler dikkate alınarak, dengelerin korunmasına azami derecede itina gösterilmelidir. Kolay değil. Zor bir süreçten geçiliyor. On binlerce insanımızın hayatına mal olan adını dahi koymaya cesaret edemediğimiz ve görmezden geldiğimiz bir savaş gerçeği yaşanmaktadır. Analar ve babalar evlat acısıyla yandı kül oldu. Gelinler gencecik ömürlerinde dul kalarak ağır travmalara itildiler. Çocuklar bir daha baba kelimesini hayatlarına sokamayacak derecede acılarıyla baş başa kala kaldılar. İşte böylesine acılar yaşanmışken soruna iyi vurgu yaparak, hassasiyetler ön plana çıkarılmalıdır. Ucuz polemiklerden beslenmeye çalışmadan, popilist yaklaşımlardan kaçınılmalıdır. Açılım adı altında servis edilen paketin içi doldurularak, toplumsal barışın sağlanması noktasında kamuoyuna açıklanmalıdır. Parlamentoda bulunan bulunmayan; bütün siyasi partiler, sivil toplum kuruluşları, demokratik kitle örgütleri, dernekler ve bütün kamu kurum ve kuruluşlar bu sürece dâhil edilerek, toplumsal barış adına, ortak bir mutabakat zemini sağlanmalıdır.
Bu büyük bir sorumluluktur. Bu ülkenin bireyleri olarak hepimizin çok önemli görevleri vardır. Sorumluluklarımızın çok büyük fedakârlıklar gerektirdiği bir gerçektir. Halklarımızın barış ve kardeşliğe her zamankinden daha çok ihtiyacı olduğu gerçeğiyle, hepimizin ortak paydası olan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı kimliğine yakışır bir şekilde vazife çıkarmamız ve sorumluluk almamız gerekmektedir. Sorumluluk almalıyız ki Patron ve Taşeronları aramak zorunda kalmayalım.
osmankamaci@hotmail.com

Köşe Yazarları
Copyright © 2003 - 2008 Ardahan kuzeyanadolugazetesi.com
Tel: 0478 - 211 43 31 - 211 45 00
Adres: İnönü Cad. No:50 Ardahan